Kredi Garanti Fonu ile KOBİ'lere 250 milyar TL can suyu

KOBİ’lerin kefalet sorununa 1991 yılından beri çözüm bulan Kredi Garanti Fonu (KGF), kurulduğu günden bu yana 24 bin KOBİ’nin finansmana erişiminde öncülük etti. Ancak KGF, çok güçlü ortaklık yapısı ve üstlendiği kamusal görevin maiyetine rağmen, bazı yapısal nedenlerle etki alanı sınırlı kaldı.

“KGF, ülke ekonomisine maksimum katkı sağlayacak noktaya nasıl getirilir?” konusu üzerine bir süredir çalışmalar yürüten kurum, bu konuda ciddi reformlarda bulundu. Bankacılık sektörü ile reel sektörü aynı paydada buluşturan ve her iki tarafın da ortak çıkarlarını gözeten KGF, ortaya çıkan tablo üzerinden yeni bir sürece giriş yaptı.

Geçtiğimiz kasım ayında çıkan Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda 7 Aralık’ta Hazine Müsteşarlığı ile bir protokol imzalayan KGF, böylelikle köklü değişikliklere uğradı. Yapılan düzenlemelerle ülke ekonomisini regüle eden bir yapıya kavuşan KGF, mevcut potansiyelini maksimuma çıkardı. Gerekli altyapısına kavuşan kurum, daha çok işletmeye, daha hızlı ve daha çok miktarda kefalet verebilir duruma ulaştı. Bu düzenlemeyle bankalar, daha fazla Hazine kefaleti kullanabilecek ve KOBİ ile ihracatçıların krediye erişimi kolaylaşacak.

Geçmişte mevzuatın içeriği anlaşılamadığı için, kredi komitesi yapısından kaynaklı çeşitli sorunlara yol açan yapı, artık daha net, anlaşılır ve pratik bir sisteme dönüştü. Bu sistemin özünü bankalara olan güven oluşturuyor. Daha önce özkaynaklarda uygulanan Portföy Garanti Sistemi, artık hazine kaynaklı kefaletlerdeki yerini aldı. Böylece Kredi Onay Komiteleri kalkarak, Hazine destekli kefaletlerde, objektif kriterlerin yer aldığı PGS sayesinde, başvuru süreçleri de kısalarak aynı gün sonuçlandırma imkanı sağlanabiliyor.

 

İLK ÖRNEK, NEFES KREDİSİ

PROJESİ İLE HAYATA GEÇTİ

KGF, bu sistemin ilk örneğini Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Denizbank ve Ziraat Bankası ile birlikte yürüttüğü Nefes Kredisi projesiyle hayata geçiriyor. Geçmişte yapılan bir başvuru yaklaşık 35-40 günde tamamlanırken, bugün aynı gün içinde yapılan taleplere cevap verilebiliyor.

Sadece 12 günde 15 bin KOBİ’nin başvurusuna cevap verebilecek seviyeye gelebilen KGF, iki ay içinde 80 bin KOBİ’ye kefalet vermeyi hedefliyor. Yeni düzenlemelerle daha bütüncül ve daha net bir çerçeveyi ortaya koyan kurum, kefalet temin sürecinin daha hızlı yürümesini sağlıyor. Kredinin tüm taraflarını memnun ettiği gibi kredi temininde yaşanan sıkıntıları da hafifletiyor.

Konuyu biraz daha açmamız gerekirse; yeni düzenlemeyle birlikte KGF; Hazine Müsteşarlığı’ndan sağlanan fon ile ihracatçıya yüzde 100, KOBİ'lere ise yüzde 85’e kadar kefalet sağlayacak reform niteliğinde bir kredi garanti mekanizması haline geliyor. Bu mekanizmayla birlikte finansmana erişimdeki sıkıntılar gideriliyor, bankalardan düşük maliyetli kredi kullanımının önü açılıyor.

Yeni sistemde getirilen en önemli değişiklik kefalette portföy garanti sisteminin uygulanmasıdır. Bununla birlikte KOBİ’ler belli bir limite kadar, bankanın talebi üzerine hiç beklemeksizin kendisine verilen kredi limiti içinde Hazine kefaletine sahip olabiliyor.

Banka, firmaya kredi tahsisini uygun gördüğü anda Hazine kefaleti otomatikman doğuyor, bu nedenle bir gün içinde kefalet talebinin karşılanması mümkün hale geliyor. Böylece KOBİ’lerin kredi temin süreci hızlanıyor ve kefaletin daha düşük maliyetli olması sağlanıyor.

 

KEFALET HACMİ

250 MİLYAR TL'YE ÇIKARILDI

2015 sonunda 2.4 milyar TL kredi hacmine sahip olan KGF, Kasım 2016 itibarıyla yüzde 112’lik bir artış sağlayarak 5.1 milyar TL büyüklüğe ulaştı.

2009 yılında Hazine Müsteşarlığı’nın sağladığı kefalet hacmi 7.5 milyar TL olmasına rağmen, mevzuat sıkıntısından dolayı sadece kaynağın 2015 yılı sonuna dek bu kaynağın sadece 1.9 milyar TL’si kullanılabilmiş. Yeni Bakanlar Kurulu Kararı ve buna bağlı olarak Hazine Müsteşarlığı ile imzalanan protokolle birlikte bu rakam 20 milyar TL’ye çıkarılmış oldu. İmzanın hemen ertesi günü ise, Başbakan Binali Yıldırım’ın açıkladığı Ekonomi Koordinasyon Kurulu kararları doğrultusunda sözü edilen rakam 250 milyar TL’ye çıkarıldı.

2017’nin ilk günlerinden itibaren uygulamaya konulması beklenen bu yeni paketle KGF, sadece KOBİ’lerin değil, KOBİ olmayan işletmelerin de finansmana erişimde büyük kolaylık sağlayacak.

 

200 BİN KOBİ'YE

ULAŞILMASI HEDEFLENİYOR

Kurulduğu günden Kasım 2016 tarihine kadar 24 bin KOBİ’ye kefalet sağlayan KGF, Portföy Garanti Sistemi’nin uygulandığı Nefes Kredisi ile birlikte bu rakam 45 bine yükseldi. 2017 yılı sonunda hem Nefes Kredisi hem de diğer desteklere KGF, 200 bin KOBİ'ye ulaşmayı hedefliyor.

 

ÖNCELİK, KADIN VE

GENÇ GİRİŞİMCİLERİN

Ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamak amacıyla bazı sektörlere öncelik sağlayacak olan KGF, özellikle kadın ve genç girişimcileri ön planda tutuyor. Ayrıca ithalatı önleyici üretim yapan KOBİ’ler, ihracatçı KOBİ’ler, AR-GE ve inovasyon sektöründeki KOBİ’ler, savunma sanayine yönelik üretim yapan KOBİ’ler ve istihdam artırıcı faaliyetleri olan KOBİ’ler ve artık KOBİ olmayan ihracatçılar da KGF'nin öncelik verecekleri sektörler arasında yer alıyor.

 

BAŞVURU KGF'YE YA DA

ORTAKLARINA YAPILABİLİR

KGF'nin kredi hacminden yararlanmak isteyen KOBİ’ler, başvurusunu kefalet türüne göre kuruma ya da bankaya yapabilir. KGF ortağı olan bankaların yanı sıra bazı kurumların verdiği destelere de kefalet veriliyor. KOSGEB, TÜBİTAK, TTGV, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bazı destekleri ile Eximbank kredileri için KOBİ’lerin web sayfası aracılığıyla doğrudan başvuru yapılabiliyor.